Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 
MEDYACI
HAYAT SEÇTİKLERİMİZDEN İBARETTİR

Siyaset Meydanı...

Siyaset Meydanı, Kemal Atatürk, Kapatma Davası, Anayasa, Anayasa Mahkemesi




Yıllardır bir TV klasiği haline gelen Siyaset Meydanı programını izledim dün gece sonuna kadar...



Türk siyasetinin önemli isimlerinden Cindoruk, Yalçıntaş, ülkemizde dinin sömürülmesi karşısındaki dik duruşuyla özellikle laiklik muhalifi kesimlerin başodağı Yaşar Nuri Öztürk, Anayasa hukukçusu Süheyl Batum ve o malum zat... Mustafa bilmem ne işte... Soyadını anımsayamıyorum şu an.



Konu Türbandan kapatmaya Anayasa tartışmaları.



Tartışmanın bile abesle iştigal olduğu bir konu ama konuklar böylesine özenle seçilmiş isimler olunca takıldım kaldım resmen...



Ve aslında geceye şu cümlesiyle Yaşar Nuri Öztürk damgasını vurdu: "Bunlar anayasal düzeni koruyacaklarına şeref ve namusları üzerine yemin etmediler mi?"



Akla çok soru ve yakıştırma gelse de aslında anayasal düzen onlara bu yakıştırmaları söyletmeyecek kadar onları da hukuk çerçevesinde esirgediğinden aklımdan geçenleri değil mümkün olabilenleri yazmaya gayret edeceğim... Aslında dediğim gibi namus ve şeref kavramlarıyla içilen andın bozulması demek bunları rahatsız etmiyor! Laik düzeni, devletin bölünmez bütünlüğünü, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığı kendi şeref ve namusları üzerine korumaya yemin etmek demek bu kadar basit mi?



Çok şeyler söylenebilir...



Çok şeyler...



Hele o Mustafa Bey yok muydu? Der ki; "Anayasa Mahkemesi yetkili değildir. Çünkü Meclis o denetimi yapabilir"



İnanılmaz ama aynen böyle diyor. Soruyorlar: "Peki Meclis hep doğruyu yapabilir mi? Mecliste mevcut partiler kanununa göre artniyetli değişikliklerin yasalaşmasının önüne kim duracak?"



"Olmaz öyle ÅŸey" diyor Bay Mustafa...



Ekran başından neler geçmedi içimden. Başta Atatürk'ün Gençliğe hitabesindeki o sözler olmak üzere: "İktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet, hatta hıyanet içinde bulunabilirler..." Atam... Aziz Atam. Bir defa daha anlaşıldıki ta o zamanlardan bunların ne mal olduklarını görmüş ve uyarmışsın... Ve dedimki; "Bay Mustafa, özlemin her ne ise yazık ki yanlış yerde tezgah açmışın. Ve sanırım tüm efendilerin dün gece seni gururla izlemişlerdir. Helal olsun sana"



Aslında suç Bay Mustafa'nın değil...



Anayasa'nın...



Hani şu fikir ve vicdan hürriyeti özrü olduğu ileri sürülen Anayasa'nın. Nedeni: Böyleleri beğenmedikleri anayasa ile görüşlerini bu kadar rahat bildirebildikleri için...



Hayır.



Özgürlüklere düşman değilim.



Bilakis, hürriyetin aslında ne kadar önemli olduğuna inananlardanım. Ancak yine de bazılarına namussuz ya da şerefsiz dememi engelleyen bu anayasa bazılarına çatır çatır bu ülkenin birlik ve beraberliğine kastetmeye dair yasal boşluklarla cevaz vermiş ne yazıkki... Yapamazlar deyip kenara çıkanların mahareti ile...



DeÄŸiÅŸmez yasaların deÄŸiÅŸimini teklif dahi bir partiyi kapamaya hatta anayasal düzeni deÄŸiÅŸtirmeye yönelik hareket sınıfında sayılıyor... Fakat Anayasa ile yetkilendirilmiÅŸ bir yasal kurum bir partiyi (düzen muhalifi olduÄŸunu sağır sultan bile duydu) kapatmaya yetkili olamıyor. İşe bakın ya... İşe bakın, acı bir hakikattir bu... Mahkemeyi tanımayacaklarmış! Kimse ÅŸu noktadan sonra kusura bakmasın ama bu küstahlıktır. Milli irade maskesi ardına saklanıp düzeni sabote etmektir.



Avrupa'dan ahkam kesen parti yetkilileri de bal gibi bilmiyorlar mı: "Laiklik muhalifi olarak yargılandıklarını"



Demokrasi savaşı dedikleri Cumhuriyet düşmanlığıdır.



Demedi mi bunların buğu; "Hedefe giden yolda herşey mübahtır."



Demedi mi buğları: "Velevki türban siyasi simge olsun"



O halde partinizi kafanıza geçirirler efendiler.



Bu ülke Atatürk ilke inkılapları dışında tüm nifak odaklı yaklaşım ve niyetlere kapalıdır. Rejimi tehdit eden her kim olursa olsun muhakkak karşılık bulacaktır.



Kalkıp yok "anayasa mahkemesinin kararı siyasi" yok " yargı darbesi" filan diye gevelemeyin.



Adam gibi niyetinizi söyleyin de herkes bilsin.



Siz bu milleti bu kadar aptal mı sanıyorsunuz?



Bay Mustafalar yetmez sizi gideceÄŸiniz istasyona taşımaya... İngilizlerin altında olmakla övünen siyasi simgeli kızımız da göstermiÅŸtir ki alenen demeseniz de Atatürk hakkındaki halisane niyetinizi bilmeyen yok çok şükür. Lütfen yemininize sadık kalınız ya da çıkıp deyiniz ki; "Biz takiyye yaptık. Amacımız böyle gerektiriyordu."



Milli irade diye suratınıza taktığınız maskenin ardındaki yüzü lütfen yaptıklarımız ortada diye daha korkunç hale getirmeyiniz. İcraya tabi olmakla onları yerine getirmekle zaten mükellefsiniz. O milli irade sizi Laik düzeni sabote edin diye değil adam gibi ülkeyi idare edin diye yetkilendirdi. Mecliste ettiğiniz yemine de güvendi.



Müslüman yalan söylemez.



Madem ki İslamsınız... Dürüst olunuz, sadık olunuz...



Siyaset Meydanı'ndan çok izlenimlerim var. Ancak konu buraya sürüklendi ister istemez.



Ben GençliÄŸe hitabeden bir bölümle sözlerimi noktalayacağım:



"Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve ÅŸerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduÄŸun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! "
 



 





Date: 13 June 2008, Friday
Comments (0) | Add Comment



Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:


Sponsor


Latest Entries

Merhaba
Gayseri'nin Fendi...
Bir öneri...
Güngören Katliamı ve medya...
Süper Lig Başlıyor...

Latest Comments

Proff: Gerçekten çok zor anlar yaş...
nilgün karabulut: Bende OP'çuların bir arada o...
Nilgün Dane: Hiç yorum göremeyince çok Å...
 cesurrr26: haklısın arkadaşım kendimi...
 megk: ne yapiim...
 wind: Bir süre mola..Sonrasını za...
 koykahvesi: İnsanoÄŸlu yaradılışında...
 yasardilsiz: Onların gönüllü yaÄŸdanlı...
 Hayta: Karamsarlığınızı maalesef...
 Hayta: DoÄŸru.Devletin bütün imkanl...

Popular Articles

Çok sakat hareketler bunlar...
Sanal vurgunun deÄŸiÅŸik bir boyutu mu?
Dr. Fazıl Küçük ve Kıbrıs Davası...
Seni seviyorum...
Yaz mesaisi ve ülke gündemi...

Archive

2008 (80)
 October (2)
 August (1)
 July (16)
 June (38)
 May (23)
2007 (1)
 December (1)

Search


Ziyaretçilerim

Bedava Counter Online Sayac




BEZGİNSEYYAH